BAŞKANIN MESAJI

BAŞYAZI

Dergimizin yayına hazırlandığı süre içerisinde yaşadığımız en önemli gelişme hiç kuşkusuz, Cumhuriyet tarihimizde bir dönüm noktası niteliği taşıyan 24 Haziran 2018 seçimleri olmuştur. Seçim sonuçlarına göre Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine tam olarak geçmiş ve vatandaşlarımız yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanını seçmiştir. 

Seçim kampanyalarının ve seçim sonrası sürece ilişkin değerlendirmelerin büyük bir olgunluk içerisinde gerçekleşmiş olmasını demokrasimiz açısından son derece önemli görüyoruz. Oy verme işlemleri ve açıklanan sonuçlar çerçevesinde seçimlerin vatandaşlarımızın aklında şüphe bırakmayacak şekilde tamamlanmış olması takdire şayandır. Bu noktada emeği ve sağduyuları ile sürece katkıda bulunan iktidar ve muhalefet partilerini, güvenlik güçlerini, diğer kamu personelini ve tüm vatandaşlarımızı kutluyoruz. Seçimi kazanarak; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik ediyoruz. 

Birisi ülkemizin bekası, kalkınması ve diğeri sendikal hak ve özgürlükleri korumak, üyelerimizin hak ve menfaatlerini geliştirmek olmak üzere iki temel hedef belirlemiş olan sendikamız, yeni sistemin başarılı olması için elinden gelen desteği verecektir. Türkiye’nin kendisine en uygun modele sahip olması; ülkenin topyekûn kalkınması açsından olduğu gibi, demokrasinin gelişmesi ve böyle bir iklim içerisinde sendikal hak ve özgürlüklerin de arzu ettiğimiz seviyeye gelmesi açısından önem arz etmektedir.        

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte bugün Türkiye, karar alma mekanizmalarındaki tüm tıkanıkları aşmış, ülke sorunlarına en hızlı şekilde çözüm bulabilecek bir yürütme ve idari yapıya kavuşmuş bulunmaktadır.  Yeni kabinenin de göreve başlamasıyla birlikte taleplerimizin ve sendikal meselelerin hızlı bir şekilde çözülebilmesi için tüm şartların oluştuğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, işçinin ve sendikal hareketin gündemindeki konuların daha fazla ötelenmeden hükümetin de öncelikleri haline gelmesini, sorunlarımızın taleplerimiz çerçevesinde çözülmesini bekliyoruz.  

Örneğin, taşeron işçiliği büyük oranda sona erdireceği düşünülen ve seçim öncesi çıkarılan 696 Sayılı KHK ile 30 Haziran 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, KİT ve bağlı ortaklıklarda çalışanlara kadro verilmesi hakkındaki karar pek çok işçinin kadroya geçişini sağlamıştır. Ancak, söz konusu düzenlemeler kendileriyle birlikte çözüm ve cevap bekleyen birçok konuyu da beraberinde gündemimize taşımıştır. Görüşlerimizi her fırsatta beyan ettiğimiz bu konu üzerinde dikkatli ve detaylı bir çalışma yapılması gerekmektedir. 

Özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizdeki kapsamlı mevzuat değişikliklerine rağmen işçi kardeşlerimiz her gün iş kazalarında ölüm ya da yaralanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. 19 Temmuz 2018 tarihinde Yatağan Termik Santralde yaşanan kazada iki üyemiz hayatını kaybetmiş ve onbir üyemiz yaralanmıştır. Sinop’ta bir işçi kardeşimiz hayatını kaybetmiştir. İş kazalarında hayatlarını kaybeden tüm işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Artık iş kazaları canımızı yakmasın, uygulamada yaşanan aksaklıklar giderilsin istiyoruz. Bunun için tüm tarafların işbirliği içerisinde bir ortak sağlık ve güvenlik kültürünü oluşturmak zorunda olduğunu ısrarla hatırlatıyoruz.   

Bu dönemde yine seçim sürecinde gündeme gelen Menbiç’in terörden arındırılması, bölgede TSK’nın görev alması, Kandile düzenlenen operasyonlar ve 15 Temmuz’un ikinci yıl anma etkinlikleri gibi önemli olaylar yer almıştır. Teröre karşı verilen halk desteği ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerine katılan büyük kitleler, Türk Milletinin demokrasiye olan bağlılığını ve teröre karşı tek yürek olduğunu açık bir şekilde tüm dünyaya göstermiştir. Terörün ve savaşların yıkıcı ekonomik ve sosyal etkilerini bilen sendikamız, demokrasiye ve milli değerlerimize olan sadakati ile milletiyle beraber ülke kalkınmasına ve teröre karşı verilen mücadeleye koşulsuz bir şekilde destek vermeye devam edecektir.

Başta Avrupa olmak üzere dünyanın en önemli sorunlarından birisi olan mülteci göçleri konusunda TES-İŞ insan hakları temelinde bir politika izlemiştir. Umuyoruz ki, önümüzdeki dönemde silahların susması ile birlikte Suriyeli kardeşlerimiz ülkelerine huzur içerisinde dönecekler, ülkelerini ve çocuklarının geleceklerini kendi vatan topraklarında yeniden inşa edeceklerdir.  

İşsizliğin yüksek olduğu yerde; ücretleri artırmak, daha iyi ve güvenli çalışma koşulları oluşturmak ve örgütlenmek neredeyse imkansız olmaktadır. Temmuz ayında işsizlik oranının yüzde 9.6 açıklanması ve tek haneli bir rakama düşmüş olması bizleri elbette sevindirmektedir. Ancak, umudunu kestiği için iş aramayı bırakanları, iş bulamadığı için eğitimine devam eden ve işsizlik oranı belirlenirken hesaba katılmayanları da dikkate aldığımızda işsizlikle mücadelenin devam etmesi gerektiğine, başlatılan istihdam seferberliğinin süresiz bir şekilde devam ettirilmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Tüm Türkiye’yi saran ve mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğumuz sendikamızın 34 Şubesinin genel kurullarını başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Tüm şube kongrelerine yönetim kurulu üyesi çalışma arkadaşlarımla birlikte şahsen katıldım. Böylece üye, delege ve şube yöneticilerimiz dahil olmak üzere bütün bir teşkilat olarak, başarılarımızı ve çözüm bekleyen sorunlarımızı birlikte değerlendirdik, yıl sonuna doğru gerçekleştireceğimiz büyük kongremize iyi bir şekilde hazırlandık. 

Türkiye’nin geleceği ve kalkınmasında öncü olan şirketlerde örgütlü olmaktan gurur duyuyoruz, örgütsüz olan işyerlerinde ise örgütlenme çalışmalarımıza devam ediyoruz. İşkolumuzda yüzde 24,45 olan örgütlenme oranı ile TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalar arasında birinci sendikayız, ancak bununla yetinmiyor, örgütlenmedeki zorluklara rağmen ara vermeden örgütlenme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. En iyi haklarla yetkili olduğumuz ve yeni yetki aldığımız işyerlerinde toplu sözleşmelerimizi bağıtlıyoruz. Üyelerimiz ve şubelerimizle yaptığımız istişareler sonucunda günün şartlarına göre en iyi sözleşmelerini yaptığımızı görüyor, bundan büyük mutluluk duyuyoruz.  

Başta güneş, rüzgar ve deniz olmak üzere yenilenebilir enerjiye yapılan yeni yatırımlar, nükleer enerji sektörü ile ilgili yapılanmalar gibi işkolumuzun geleceğine ilişkin konuları takip ediyoruz. Teknolojideki olağanüstü gelişmeler nedeniyle tüm sektörlerde hızlı bir değişim rüzgarının eseceğini görüyor, sendikamızın ve üyelerimizin değişime uyum sağlaması ve zarar görmemesi için gelişmeleri ilgi ve dikkatle izlemeye devam ediyoruz.